26 Kasım 2009 Perşembe

DÜNYA SIRALAMASI; FEDERER:1 NADAL:2


Nadal'a ne oluyor. Geçirdiği muteşem 2008 sezonundan sonra dünya sıralamasında 1 numaraya yükselen Nadal için 2009 sezonu kabus gibi başladı ve hala toparlanamadı. Sonunda dünya sıralamasında 1 numarayı Federer'e bırakmak zorunda kaldı. Kritik sayılırda büyük baskı hissettiğini söyleyen genç tenisçi 2010'da Federer'den 1 numarayı tekrar alacağını söyledi.

IVERSON BIRAKTI




NBA'i bırakıyorum. Her zaman basketbolu bıraktığım zaman, takımıma yeterince katkı veremediğim için bırakacağımı düşünmüştüm. Ama şu anki durum öyle değil. Hala en yüksek seviyede mücadele edebileceğimi biliyorum. Emekli olmam, eşim ve çocuklarımla daha çok zaman geçirmeme imkan sağlayacak.
Parkelerde başardıklarımla kıyasladığımda, bu çok daha büyük bir ödül. Reebok'a, kariyerim boyunca yanımda olan ve beni seven taraftarlara, Jordan, Magic, Barkley, Isiah, Bird gibi bana bu vizyonu veren oyunculara, basketbol oynamam için beni teşvik eden anneme ve arkadaşlarıma, lisedeki koçum Michael Bailey'e, Georgetown'daki koçum John Thompson'a, Larry Brown ve diğer bütün koçlarıma, takım arkadaşlarıma, yöneticilere, takım sahiplerine. Herkese çok teşekkürler!
Memphis'e ayrıca teşekkür etmek istiyorum. Hiç evde maça çıkmadım ama yine de takım sahibi Heisley'nin ve şehrin bana verdiği destek için çok müteşekkirim. Grizzlies'in çok başaırlı olmasını diliyorum.Son olarak Philadelphia şehri: Sixers formasıyla muhteşem anılarım var. Philadelphia taraftarlarına da teşekkürler. Sesiniz, benim kulaklarımda her zaman yankılanacak.
Hepinizi tanrı korusun
Allen Iverson



25 Kasım 2009 Çarşamba

MANU 0-BJK 1(Dk.88)



DAYANIN
(EDİT)Dk. 93 Heryerinden öpüyorum RÜŞTÜ...(ertem şener'in sözü :))
Sana verilen paralar helal olsun.
(EDİT)Dk. 95 Kara kartallar old traford semalarında...

23 Kasım 2009 Pazartesi

GİT ve DÖNME




Eylem Planı: Git ve Dönme: Ayder/Rize
Bir yerlerde tıkanıp kaldığında hayat,
Soluk almak güçleştiğinde,
Yüreğin susup,mantığın sürüklemeye başladığında ayaklarını,
DAĞLARA dönmeli yüzünü insan.
-alıntıdır-

EKİMLER BİZİM DEĞİL, KASIM DA!

Bu sezon ikinci kez liderliğe yükselme şansını geri çevirdi. Bunu hep yapıyoruz! Yaratıcılıktan uzak adamların yanyana geldiği bir orta sahada gol kelimesini çoğul yapmak zor oluyor . G.Saray orta sahada bugün sadece mücadele etti , top tutmadı ,daha doğrusu tutamadı. Haftalardır tel tel dökülen Ayhan'ın kötü oyununa bir yenisini daha eklemesi , Elano'nun her zamanki gibi amaçsızca sahada debelenip durması beraberliğin sebeplerinden . Çalışkan Kewell markaj altında kaldı genelde, ama tek tük pozisyonlarda gene de onun adı vardı . Nonda'nın ayaklarında, kelepçe , pranga , büyü , romatizma , düztaban , mantar vs...olunca koşmuyor işte! Keita'da oyuna çok geç girdi. Ali Sami Yen'de uzun zamandır G.Saray'ın maçın genelinde oyunu domine edemediği bir maç izlememiştik; oldu. Manisalı oyuncular 90 dakikaya yayılan disiplin anlayışından ve presten zerre kadar ödün vermedi . Golü de bireysel bir hatadan yediler zaten. G.Saray her zamanki gibi duran toplardan golü kalesinde buldu. Golde maç boyunca ha geldim ha geliyorum dedi be! İstanbul'un 2 büyüğü bu hafta Kartal'a çalıştı , lige heyecan geldi ; bize de daral ...

YUUUUHHHHH...

Tottenham - Wigan maçının ilk yarısı sadece (!) 1-0 bitmiş. İkinci yarıda tam 9 atılmış .Tottenham ikinci golünü 55.dakikada bulmuş . Yani sizin anlayacağınız 55 ile 90. dakikalar arasında oynanan 35 dakikada tam dokuz gol var . 35 bölü 9 eşittir 3.88 . Yuvarlak hesap yapalım, ortalama her 4 dakikada bir gol görmüş White Hart Lane ahalisi . Bu Peter Crouch ta ne ballı adammış ayrıca , Liverpool'da oynarken Beşiktaş'la 8-0 biten maçta da bu maçta da forma giydi ve gollerini attı. Adamın bol gollü anıları oldu . Premier League tarihinde Newcastle'lı Alan Shearer ve M.United'lı Andrew Cole'dan sonra 90 dakikada 5 gol atan bir başka isim de Defoe olmuş bu arada ...

22 Kasım 2009 Pazar

INGLORIOUS BASTERDS




Ben tam herhalde artık 'Pulp Fiction'dan daha eğlendirici film yapılamayacak' diye düşünürken Quentin Tarantino kendisini aştı ve beni şaşırtan bir filme imza attı. Sadece ismiyle bile sinema tarihine geçmeye layık olan 'Inglorious Basterds' filmi, direktörünün sinema aşkı, teknik hakimiyeti ve sadece seyirciyi şaşırtıp eğlendirmeye odaklanmış duyarlılığı ile insanda tam bir keyif fırtınası etkisi yapıyor.
Filmde özetle; amaçları mümkün olduğunca fazla Nazi'yi vahşi yöntemlerle öldürmek olan bir grup askerin hikayesi anlatılıyor. Bu kadar fazla sayıda Nazi'yi ölürken izlemek insanda 'Aslında hak etmişlerdi' düşüncesini doğuruyor. Mutlaka izleyin. Filmin sonunda birde mesajı var Tarantino'nun. Brad Pitt aracılığı ile bizlere birşey söylüyor dikkat.